header image
Home arrow Anasayfa arrow makaleler arrow KALİTE NE DEĞİLDİR?
KALİTE NE DEĞİLDİR? E-mail

Kalite müşteride oluşturduğun tatmin boyutudur, onun beklentisini karşılaman ve hatta daha yukarılara çekebilme kabiliyetindir. Kalite; ihtiyaçlara hızla cevap verebilme esnekliğin, yarını bügünden görebilme yetindir. Daha da duygusallaşalım: kalite, yüzlerdeki gülümseme,  firmana - markana olan güven, logo ve renklerinin oluşturduğu pozitif algıdır. 

Kaliteyi ölçebilir misin? Hani usta Nazım Hikmet bir başka büyük usta Abidin Dino’ya ‘Saman Sarısı’ şiirinde soruyor ya;

‘Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’

‘Sen kalitenin resmini yapabilir misin Abicim?’

Soru: Peki Kalite Kontrol birimleri ne iş yapar? Sizce de bu birimlerin adının Standart ya da Uygunluk Kontrol olarak değiştirilmesi gerekmez mi?

Marka(ra)lama Notu: Eğer kalite bir kağıt parçasıysa (ki asla değil) o da olsa olsa müşteriye verdiğin garanti belgendir. 

Bu sefer son not uzun ve büyük ustanın olsun.

Saman Sarısı

kübali bir balerinle karşilaştim ikinci katta karli pencerelerde

taze esmer bir yalaza gibi geçti alnimin üzerinden

şair nikolas gilyen havana'ya döndü çoktan

yillarca avrupa ve asya otellerinin hollerinde oturup içtikti yudum

yudum şehirlerimizin hasretini

iki şey var ancak ölümle unutulur

anamizin yüzüyle şehrimizin yüzü

...

küba'dan döndüm bu sabah

küba meydaninda alti milyon kişi aki karasi sarisi melezi işikli bir

çekirdek dikiyor çekirdeklerin çekirdeğini güle oynaya

sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin

işin kolayina kaçmadan ama

gül yanakli bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil

ne de ak örtüde elmalarin

ne de akvaryumda su kabarciklarinin arasinda dolanan kirmizi baliğinkini

sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin

1961 yazi ortalarinda küba’nin resmini yapabilir misin

çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrinin

resmini yapabilir misin üstat

yazik yazik havana’da bu sabah doğmak varmişin resmini yapabilir misin

bir el gördüm havana’nin 150 kilometre doğusunda deniz kiyisina yakin

bir duvarin üstünde bir el gördüm

ferah bir türküydü duvar

el okşuyordu duvari

el alti aylikti okşuyordu boynunu anasinin

on yedi yaşindaydi el ve maria’nin memelerini okşuyordu avucu nasir

nasirdi ve karayip denizi kokuyordu

yirmi yaşindaydi el ve okşuyordu boynunu alti aylik oğlunun

yirmi beş yaşindaydi el ve okşamayi unutmuştu çoktan

otuz yaşindaydi el ve havana’nin 150 kilometre doğusunda deniz

kiyisinda bir duvarin üstünde gördüm onu

okşuyordu duvari

sen el resimleri yaparsin abidin bizim irgatlarin demircilerin ellerini

kübali balikçi nikolas’in da elini yap karakalem

kooperatiften aldiği piril piril evinin duvarinda okşamaya kavuşan ve

okşamayi bir daha yitirmeyecek kübali balikçi nikolas’in elini

kocaman bir el

deniz kaplumbağasi bir el

ferah bir duvari okşayabildiğine inanamayan bir el

artik bütün sevinçlere inanan bir el

güneşli denizli kutsal bir el

fide’'in sözleri gibi bereketli topraklarda şekerkamişi hiziyla fişkirip

yeşerip ballanan umutlarin eli

1961’de küba’da çok renkli çok serin ağaçlar gibi evler ve çok rahat evler

gibi ağaçlar diken ellerden biri

çelik dökmeğe hazirlanan ellerden biri

mitralyözü türküleştiren türküleri mitralyözleştiren el

yalansiz hürriyetin eli

fidel’in siktiği el

ömrünün ilk kurşunkalemiyle ömrünün ilk kâadina hürriyet sözcüğünü

yazan el

hürriyet sözcüğünü söylerken sulaniyor ağizlari kübalilarin balkutusu bir

karpuzu kesiyorlarmiş gibi

ve gözleri parliyor erkeklerinin

ve kizlarinin eziliyor içi dokununca dudaklari hürriyet sözcüğüne

ve koca kişileri en tatli anilarini çekip kuyudan yudum yudum içiyor

mutluluğun resmini yapabilir misin abidin

hürriyet sözcüğünün resmini ama yalansızının

1961 / Paris

Nazım Hikmet