header image
Home arrow Anasayfa arrow makaleler arrow ESKİ VE KÖKLÜ ŞİRKET KAVRAMI HK.
ESKİ VE KÖKLÜ ŞİRKET KAVRAMI HK. E-mail
Oct 15, 2018 at 08:58 AM

Bir iş toplantısında çalıştığım şirketten bahsederken ‘30 yıllık köklü bir şirket’ ifadesini kullanmıştım. Öyle ya, 30 yıl; dile kolay. Ülkenin çalkantılı ekonomik ve siyasi yapısına bakınca ne zor, ne çok ve erişilmez geliyor kulağa. 

Oysa 2000’li yılların Pazar koşullarında rakiplerimiz bir asırı çoktan devirmişken 30 yıl da ne demek oluyor?

‘Sektör ne olursa olsun pazar artık tek; o da dünyanın tamamı. Günümüzde rakipleri tanımlamak da çok basit; herkes. Yani bugünkü pazar koşullarında kimlerle rekabet ediyoruz? Hemen herkesle. O zaman bir şeylerle ilgili kıyaslama yaparken kimlerle birlikte anılmak istiyorsan, onlarla kıyaslama yapmalısın’ 

Alın size 2 hikaye;

Türkiye’nin (Osmanlı’nın elbette) bilinen en eski firması Avedis Zilciyan (zamanın Osmanlı padişahı tarafından bu ad verilmiş) Şirketi 1623 yılında İstanbul’da simyacı bir zanaatkar tarafından kuruluyor. 1929 yılında ABD’ye göç eden firma ABD’nin hali azırda en eski aile şirketi olup bateri-davul ekipman ve aksesurları konusunda dünyaca ünlü pek çok grup, müzisyen ve yapımcı için vazgeçilmez bir marka konumunda. Bu zaman zarfı içersinde firma 1800’lü yılların ortalarından beri fuarlara katılıp prestijli müzik organizasyonlarında sürekli boy gösteriyor. Mehter takımına zil üretmek üzere Samantya’da faaliyete başlayan firma, gösterdiği istikrar ve kalite ile Zildjian marka zillerini Wagner vesilesiyle klasik müzik konser salonlarına, 1960’larda ise Beatles ile ekranlara ve oradan da tüm dünyaya taşıyor. 

Bir diğer köklü Türk şirketi Şekerci Hacı Bekir ise günümüzde, ailenin 4. ve 5. kuşak bireyleri ile profesyonel yöneticileri idaresinde 4 kıtaya uzana ihracat ağıyla gerçekten köklü bir Türk şirketi. 1777 yılınd kurulan firma, markalaşma yolunda adımları neredeyse bu işin lüteratürü oluşmaya başladığı yıllarda atmaya başlıyor. Kendi adı ve markasıyla ürettiği ürünlerin tanıtım çalışmalarına 1800’lü yılların 3. çeyreğinden itibaren uluslararası fuar katılımlarını ekliyor. Sonuç:Türkiye denince akla lokum, lokum deyince de akla Hacı Bekir gelmiyor mu? Peki bu tesadüf mü?

Mehmetoğlu İskender Efendi var, o artık Osmanlı'da yavaş yavaş ticari hayatın geliştiği şirketleşmenin arttığı bir dönemde Bursa'nın Kayhan semtindeki dükkânında işe koyuluyor. “İSKENDER Efendi”, aileden gelen uzmanlığıyla girişimci ruhunu bir araya getirerek yeni bir lezzet harmanı ve pişirme yöntemi ortaya çıkarıyor ve hala adıyla devam. Yine aynı yıllarda Mirhat Paşa'nın kuduğu Ziraat Bankası, Hacı Sadın'ın Vefa Bozacısı, Hacı Mehmet Güllü'nin Güllüoğlu Baklavaları, Mehmet Efendi'nin Kuru Kahvesi gibi 20'nci yüzyıldan bugünlere taşınan 15 - 20 civarı köklü Osmanlaı şirketi ve markası mevcut.

Marka(ra)lama Notu: Başarı vizyon, plan, strateji ve istikrar istiyor. Başarı, doğru ürün istiyor. Başarı, yönetimde tren makinistleri değil gemi kaptanları istiyor. Müşterinin isteği ise çok daha basit; her zaman güvenebileceği marka...