header image
Home arrow Anasayfa arrow makaleler arrow “MUHTEREM AMERIKALILAR”
“MUHTEREM AMERIKALILAR” E-mail
Oct 15, 2018 at 10:20 AM

Bundan yillar öncesine; Mussolini’nin İtalya’da diktatörlük ilan ettiği, Hitlerin ‘Kavgam’ adlı manifestosunu yayınladığı, Japonya’nın demokraside karar kıldığı 1925’e gidelim biraz. Tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük askeri ve siyasi ablukalalarına direnen yeni Türkiye’ye ve yeni liderine kulak verelim…

“Muhterem Amerikalılar, Türk Milletiyle Amerikan Milletleri arasındaki karşılıklı olduğuna emin bulunduğum muhabbet ve samimiyetin tabii menşei hakkında birkaç söz söylemek isterim."

 

"Amerikalılar (…) mümtaz bir millet olarak beşeriyet dünyasında arzı mevcudiyet eyledi. Büyük bir millet birliği kurdu. İşte bu noktadandır ki Türk milleti, Amerika milleti hakkında derin ve kuvvetli bir muhabbet hisseder. Ümit ederim ki bu müşahede (Burada Mustafa Kemal Atatürk, Amerika Sefiri ile 1925 yılında Atatürk orman çiftliğinde yaptığı ikili görüşmeye işaret etmektedir) iki millet arasındaki mevcut olan muhabbeti kökleştirecektir. Yalnız bu kadarla kalmayacak, belki TÜM BEŞERIYETI BIRBIRINI SEVMEYE VE BU MÜŞTEREK SEVGIYE MANI OLAN MAZI HURAFELERINI SİLMEYE, DÜNYAYI SULH VE HUZUR ALTINA SOKMAYA medar olacaktır.”

Büyük önder, yazımızın başında kısaca özetlediğimiz bu uluslararası iklimde nasıl bir diplomasi düsturu çiziyor baksanıza! Irkçı ve sömürgeci ideoloji batı medeniyetlerinin iliklerine kadar işlemişken O, Türk Dış Siyasetinin temelini ‘birbirini sevmek’ ve ‘yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesiyle formüle ediyor. Belki de birinci ve sonrasında ikinci dünya savaşına ortam hazırlayan sömürgeci batı medeniyetlerine diplomasi dersleri veriyordu; kim gibilir...

Bu sefer 1923’e dönelim; 10 yaşındaki Curtis LaFrance adındaki Amerika’lı bir çocuğun Kurtuluş Savaşı haberlerinden etkilenip yazdığı mektuba Atatürk’ün verdiği cevabı okuyalım;

“Mektubunuzu aldim. Türk vatani hakkındaki alâka ve temenniyatiniza tesekkür ederim. Arzunuz vechiyle bir aded fotografimi leffen (ilişikte) gönderiyorum. Amerika'nın zeki ve çaliskan çocuklarina yegâne tavsiyem, Türkler hakkinda her işittiklerine hakikat nazariyla bakmayip kanaatlerini mutlaka ilim; ve esasli tedkikata (arastirmalara) isnad ettirmeye (dayandirmaya) bilhassa atf-i ehemmiyet eylemeleridir. Hayatta nail-i muvaffakiyet ve saadet olmanizi (basarili ve mutlu olmanizi) temenni eylerim.”

Mektup, Cumhuriyet'in kurulduğu, dışta düşmanlar içte gericiler ve vatan hainleriyle insanüstü bir mücadelenin verildiği günlerde Atatürk'ün, 10 yasindaki bir Amerikali çocugun mektubuna cevap verecek alçakgönüllüğü ve zamani bulup, dis iliskiler ve propagandaya gösterdigi önemi bir kere daha gösteriyor.

Diplomatlar, yurt dışında yaşayan, uluslararası ticaret, kültür ve sanat bağlantıları bulunan diğer tüm Türkler için olduğu gibi Türk-Amerikan toplumu için de gerçek ülkü işte bu olmalıdır.

Hepimize düşen bireysel görevlerin olduğu bu milli-kültürel hususta, başta diplomat ve elçilik yetkilileri olmak üzere herkesi göreve davet ediyorum.

 

Turkish Gazete
Temmuz, 2010
New York