header image
Home arrow Anasayfa arrow makaleler arrow KURUMSALLIK OYUNU 1. PERDE
KURUMSALLIK OYUNU 1. PERDE E-mail
Oct 15, 2018 at 10:30 AM

"Kurumsal hayat bir tiyatrodur, hünerli oyuncular başarılı yönetmenler ister..." *

Yaygın hümanist bir tanımla tiyatro; “insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı” olarak ifade edilir. Ne kadar kısa fakat kifayetli bir tanım. Öyle ki, bu tanımla ‘tiyatro’ sözcüğü yerine başkalarını koyup tanımlamayabilme esnekliğine sahibiz, tıpkı ‘kurumsal organizasyon’ ya da ‘kurumsallaşma’ sözcüklerinde olduğu gibi…

Tiyatronun özelliklerini ve uygulama prensiplerini anlatmak için aşağıda sıraladığımız önermelerde ‘tiyatro’ ya da ‘oyun’ yerine ‘kurumsallaşma’ sözcüğünü koyalim ve bakalim ortaya nasil bir manzara cikacak!

- Tiyatro (Kurumsallaşma) oyununda kişilerin isim ve unvanları, işleri, birbirleriyle olan ilişkileri, şahıslar listesi halinde eserin en başında verilir. Tiyatro (Kurumsallaşma) oyununda konu, kişiler, çevre, zaman, üslup, amaç gibi altı temel unsur vardır.

- Tiyatroda (Kurumsallaşmada) en önemli hususlardan biri mesajı aktarmada kullanılan dildir.

- Tiyatro (Kurumsallaşma) takım halinde başarılan veya başarısızlığa uğrayan bir çalışmadır. Tiyatro oyunun (Kurumsallaşmanın)  başarısında yazarın kurguladığı oyun kadar, rollerin dağılımının, oyuncuların performansının, dekorun ve yöneticinin de rolü vardır.

- Tiyatroda (Kurumsallaşmada) yazılı olan her şey eksiksiz yapılmalı, yapılanların tamamı da yazılı olmalıdır. Tiyatroda (Kurumsallaşmada) teori çoğu zaman pratik üzerine inşa edilir.

- Tiyatro (Kurumsallaşma) değer ölçülerini halkın kanaat, beklenti ve anlayışlarından alır.

‘Tiyatro’ ile ‘Kurumsallık veya Kurumsallaşma’ arasındaki benzerlikler ne kadar da şaşırtıcı öyle değil mi?

Bana göre aslında Kurumsallık veya Kurumsallaşma çok eğlenceli bir oyundur. Hem oynayana hem de izleyene zevk verir. İş ve görevlerin paylaşımı, işleyişi ve kontrolünde önceden çizilmiş bir oyun planı gibidir. Ana hatlarıyla yapılacaklar belli olduğu için hata ve başarısızlı payı oldukça düşüktür.

Gerçi bu oyun göründüğü kadar da kolay değildir; öncelikle süreklilik ve disiplin gerektirir. Ayrıca kuralları da oldukça katıdır. Oyuncular belli, roller çizilmiş, sorumluluklar tanımlanmış, ortak bir dil oluşturulmuş, ne – nasıl – ne zaman yapılacağı kurgulanmış, kağıda dökülmüştürtür. Ayrıca kişilerden (çalışanlardan) bağımsız fakat kişilere (müşterilere) endeksli bir oyundur. İster 4–4–2, 3–5–2, ister kanatlardan, kısa paslarla, tandem ya da adam adama oynansın sonuç hiçbir zaman değişmez. Yeter ki tutarlı, sürekli ve tüm kurum tarafından benimsensin ve uygulansın. SONUÇTA HEP SİZ KAZANIRSINIZ!!!

 

Hedef gruba (müşterilere, medyaya, çalışanlara, ortaklara, kamu kuruluşlarına) yönelik eylem ve mesajlarda Kurumsallık Oyununu bozacak tutumlardan kaçınmak esastır. Hayali bir diyalogla konuyu biraz daha açalım.

 

Müşteri: İyi günler Erdinç Beyle görüşebilir miyim?

Patronun Oğlu: Baba, BABAAAAAAA. (sessizlik) Babam tuvalette hem de yeni girdi. Bir saat sonra tekrar arayın!

 

Kurumsallık Oyununda en büyük zaaflar nerelerde ortaya çıkar ve genellikle nerelerden açıklar verilir?

Müşteri İlişkileri

Sorun ve anlaşmazlık yönetimi, garanti kapsamı, servis ve iade prosedürleri bu oyunun anahtarıdır. Müşterinin gözündeki Kurumsal Firmanın hayata geçişi bu işlevlerin çalışma dustüruna bağlıdır.

Evrak Kayıt ve Dokümantasyon 

Yönetim plan ve prosedürleri, gelen-giden evrak, kurum-içi dağıtım ve tebliğ-tebellüğ sistemi, raporlama, dokumantasyonun canlılığı ve takip edilebilirliği diğer bir zayıf noktadır. Hedef kitle muhattabını bir kaç elektronik yazışma veya kısa bir faks trafiği sonucunda hemen çözüverir. Aman dikkat!

Departmanlar Arası İletişim

"Ödemeyi muhasebeden Önder bey yapıyor o da şu an izinde" ya da "O numara satın almaya ait, finans için şu numaraya faks göndermeniz gerekirdi" tadında diyaloglar kurumsallık oyununun kalbine saplanmış bıçak gibidir. Müşteri sorununu farklı noktalardan ama tek bilgi merkezinden takip etmek ister. Departmanlar arası kavga-gürültü, itiş-kakış değil İLETİŞİM ister.

Karar Alma Süreçleri 

Hedef kitle muhattabının karar sürecinin akılcı işlemesini ister. Şirketlerin yönetim kurullarının, politika yapıcılarının ve orta-yönetim kadrosunun eşitlik, şeffaflık ve tutarlılık ilkesiyle karar sürecini işlettiğini hissetmek ister. "Bunun fiyatı şu, sana şu kadara olur" tarzı keyfi insiyatif kullanımından rahatsız olur. Ya da "Ben yaptım" tadında öznesi tekil olan tümcelerden hiç hoşlanmaz. Tutarlılık, tam katılım ve ilkeli tutumlar ister.

Marka(ra)lama Notu: Kurumsallaşmayı anlatmak için ne olduğunu değil ne olmadığını söylemek belki daha anlamlıdır: “Kurumsallaşma keyfi davranışların, şahsi tutumların, anlık kararların olmadığı örgütsel yapılanmadır”.

 

* Marka(ra)lama Notu: Yeizukum leallekum tezekkerûn.