header image
Home arrow Anasayfa arrow makaleler arrow MISSISSIPI NEHRINDE BIR DENIZALTI
MISSISSIPI NEHRINDE BIR DENIZALTI E-mail
Oct 15, 2018 at 10:39 AM

Amerika’nın ücra eyaletlerinden birinin çok şeritli otobanlarında yol alırken dinlediğim radyoda bir isim çalındı kulağıma. Önce anlamadım söylenen ismi, sonradan çözüverdim şifreyi. Ulusal Halk Radyosu’nun (NPR) sunucusu Fazıl Say’ı telaffuz etmeye uğraşıyordu kendi aksanıyla. İşte o an bütün resim gözümün önüne geliverdi; apaçık ve tüm netliğiyle...

Geçen yaz Central Park’ta MFÖ’yü ve Sertap Erener’i dinleme zevkine nail olan biz değil miydik? Geçenlerde New York film festivalinde Fatih Akın’ı konuşup, tartışmıyor muyduk hep birlikte? İki ABD universitesinde kürsü sahibi, modern çağın en genç profesörü Oktay Sinanoğlu’nun hikayesini anlatıp durmuyor muyuz hep? Orhan Pamuk’u konuk olduğu radyo programında (WNYC) uzun uzun dinleyeli çok mu zaman geçti? Elif Şafak’ı New York Times’dan takip edip hakkındaki kapsamlı makaleyi okuyalı da yıllar olmadı doğrusu. Mehmet Öz’le şifa bulup, Muhtar Kent’in başarısını konuşan ABD’yle birlikte, Hidayet Türkoğlu’nun transferini manşetten takip etmedik mi?

Aslında bunların hiç biri artık bizleri çok şaşırtmıyor doğrusu. Ama yine de insan binlerce kilometre uzakta ‘kendinden’ bir şeyleri en tepelerde görmek ve yaşamaktan gurur duyuyor. Yine buna benzer bir gurur öyküsünü de kısaca anlatmadan geçemeyeceğim.

 Amerika seyahatim esnasında kaldığım Arkansas’ta enteresan bir sürpriz bekliyormuş beni meğerse. Little Rock, Mississipi’nin en büyük kolu olan Arkansas nehri kenarına kurulmuş küçük bir şehir. Ayrıca Bill Clinton’ın memleketi ve Arkansas’ın da baş şehri. Her seyahatimde olduğu gibi buraya da ilk gidişimde bulduğum ilk fırsatta kendimi şehrin merkezine atıyorum. Dolaşırken, nehir boyunda gözüme bir Türk bayrağı takılıyor. İnanması çok güç, hemen en yakın köprüye doğru hareket ediyor, nehrin öte yakasına geçiyorum ve daha da şaşırıyorum. Bu Türk bayrağı bir denizaltıya ait!

Gelin şimdi nehrin karşı yakasındaki Türk Bayraklı denizaltının hikâyesine kulak verelim:

“ABD donanmasına 1944 yılında katılan USS Razorback denizaltısı İkinci Dünya Savaşı sırasında çok kritik rol oynadı. Savaşın ardından en başarılı donanma gücü ödülünü aldı. 27 yıl boyunca Amerikan donanmasına hizmet eden 95 metre boyundaki dizel motorlu USS Razorback, 1971’de Türk Deniz kuvvetlerine hibe edildi ve ‘Muratreis’ adını aldı. Türk bayrağı altında 7 cephe görevi yapan ve NATO tatbikatına katılan Muratreis, 2001 yılında emekli edildi. 2004 yılında tekrar Amerika’ya satılarak müze yapıldı.”

Murat Reis (nam-ı diğer USS Razorback) artık, demirli olduğu Arkansas nehri üzerinde müze olarak hizmete devam ediyor. Bir iddiaya göre Murat Reis 57 yılla, dünyanın en uzun süre hizmet veren denizaltısı ve üzerinde halen Türk bayrağı dalgalanıyor, içinde de Türkçe tabelalar olduğu gibi duruyor.

İşte bir Türk diasporası başarısı daha.

İşte bir başka ‘her yerdeyiz’ hikayesi.

Marka(ra)lama Notu: Aslında iki satıra sığmıyor ABD’deki Türk toplumunun varlığı. Ama bugün biz iki satır yazarız, yarın sizler. Bir bakmışız koskoca, ortak bir hikayemiz oluşuvermiş; bizi bir arada, birlikte ve dimdik ayakta tutan…